Hayatta her şey insanın kendini ifadesidir. Uyurken, uyanıkken, otururken, okurken, tv izlerken, otobüs beklerken, hiçbir şeyi beklemezken vs… Nasıl oluyor diye sorarsanız eğer hemen şu anki durumunuzdan başlayalım. Üzerinizde olan kıyafetleri düşünün, kiminiz sade renkler, üzerinde yazı veya şekil olmayan tarzda, kiminizin üzerinde şekilli cicili bicili kıyafetler, bazılarınız resmi, bazılarınız çok gayrı resmi, bazılarınız biraz daha vücut hatlarını belli eden, bazılarınız belli etmeyen, bazılarınız rengârenk cıvıl cıvıl, bazılarınız soluk renkler. Nasıl bir insansanız, nasıl bir karaktere sahip ve dışarı vurmak istediğiniz, ya da istemediğiniz ama istemsizce vurduğunuz ne varsa içinizde onu giyiyorsunuz aslında. Ne giydiğiniz karakterinizle o kadar ilgilidir ki! Çünkü siz nasıl bir insan olmayı ifade etmek istiyorsanız öyle bir insansınız ve nasıl bir insansanız ona göre giyiniyorsunuz. Daha farklı ve canlı renkler giyinenler genelde daha çok konuşkan, konuşurkenki tonlamayı sürekli değiştiren, buna görece daha tek ve koyu
renkler tercih edenler ise daha az konuşan belki daha çok dinlemeyi tercih eden, gözlemci vs vs vs… Bunun gibi birçok şeyin birçok şekilde açıklaması var, daha doğrusu birçok şey bu şekilde oluyor ve bundan dolayı da bir yorumu var. Açıklama biraz farklı bir kapsam olabilir.

Kıyafetlerle ilgili var olan durum edindiğimiz arkadaşlarla, oturuş şeklimizle, bir insanı dinlerkenki vücut dilimizle, izlemeyi tercih ettiğimiz filmlerle, okumaktan hoşlandığımız kitaplarla, gezmeyi sevdiğimiz yerlerle de alakalı… yani aslında kendimizi nasıl ifade etmek istiyorsak o şekilde yaşıyoruz…
Bazen de hiç kendimizi ifade ettiğimiz gibi biri olmadığımızı fark ediyoruz… işte içimizde olanlara ters düştüğümüz zamanlardır onlar… göründüğümüz gibi olamadığımız ya da olduğumuz gibi görünemediğimiz zamanlar. Hayattan bir örnek, hiç dans edişini görünce çok şaşırdığınız biri oldu mu? Vücut hareketlerini dans ederken çok garipsediğiniz… dans ederken ortaya çıkan vücut dili kendini normalde ifade etmediği için çok şaşırıyoruz… dans ederken izlediğimiz karaktere normalde bildiğimiz kişi uymuyor. Kafamız karışıyor elbet bu durumda.
İşte hayat kendini ifadeden ibarettir diyorum ya, bütün bunlar birleşince anlamlı oluyor ne demek istediğim. Kendimizi ifade etmeye ihtiyacımız var ve hayatımızın her alanında, her türlü ve her şekilde bunu gerçekleştiriyoruz, bazen bilinçli ve isteyerek, bazen bilinçsiz istemeden. Ama yapıyoruz her türlü…
Bundan dolayıdır aslında insanların kendini nasıl ifade ettiğine ve kendinde neyi ifade ettiğine dikkat edenler “ilgili” olarak tanımlanır ve diğerleri ilgisiz… dinlemek ve görmek, gözlemlemek önemlidir bütün bunlardan dolayı. Bazen “ilgili” olmak için değil de karşımızdaki insana olduğu gibi değer verdiğimizi göstermek için (dikkat! Göstermek… yani bu da aslında bir kendini ifade) dikkat etmek lazım, dinlemek lazım, gözlemek lazım…
Etrafımızdaki insanlar önemli, varlığından ileri gelen bir öneme sahip her bir insan. Bu güzelliği ve önemi kaçırmamak lazım, daha değerli hale getirmek lazım.
Arada bir durup sadece böyle şeylere bakmak, farkında olmak lazım…