… alperepla …

tersinden düzünden alper … hayatın her an modifiyesi …

. N . O . K . T . A .

Yazan: Mehmet Alper Senturk 13/01/2010

Bir şeyler karalamak… aklımdan geçenleri elimde tuttuğum küçük sopanın ucundaki kömür-vari şey ile ağaçtan yapılmış ama ağaca hiç benzemeyen beyaz ve ince bir tablaya yansıtmak… bazen sadece aklımdan geçenleri değil de hissettiklerimi de yansıtırım…

Yansıtmak… aslında bir görüntünün ya da bir var olanın siluetini başka bir yerde görmek, bilmek, anlamak ya da var etmek için ifadeyi özgür bırakmak…

İfadeyi özgür bırakmak… olanları, içinde olanları dışarı çıkartmak…

ama çıkarlar mı ki? her hissettiğim, her düşündüğüm, aklımdaki her resim, her hayal, her yokluk, her varlık yığınla şeyin ürünü… sonucu…

Yığınla şey… yaşadığım olaylar, gördüklerim, düşünce ve duygularım, çevrem, insanlar, vücudum, tepki ve tepkisizliklerim, inandıklarım, değerlerim… ve bütün bunların, hatta bunlardan daha fazlalarının bir araya geldiği yere zamanın eklenmesiyle bütün bir yığının sonsuz oluşu…

Sonsuz bir yığından gelen bütün her şeyin içimdeki halini dışarı çıkartmam mümkün mü?

Değil…

O zaman yazmayayım mı?

Hayır! yazayım…

ama sadece ben okuyayım… sadece ben okuyayım ki tekrar dönüp içimdekileri döktüğüm dışıma çıkanı gördüğümde o anki içimdekileri bir kişi anlayabilsin…

nasıl olsa görseler de diğerleri, ben olmayanlar hiç bir zaman anlamayacaklar, bilemeyecekler…

. NOKTA .

… bu yazı bloglarda veya herhangi başka birinin görebileceği bir yerde son yazım … bundan sonra yazdıklarımı yayınlamayacağım …

Yazı kategorisi: Bilemedim | 7 Yorum »

Söyleyemediklerin…

Yazan: Mehmet Alper Senturk 21/12/2009

Söyleyemezsin… söylemek öyle düşüneceğin, sonrasında dudaklarının arasından söz olarak çıkmasını sağlayacağın, çıktığı yerde belli bir desibelde ses yaratacak bir şey değil… öyle aklının kenarından geçecek, herhangi bir şekilde; yazarak, kafanı duvarlara vurarak, yastığa sarılarak ifade edeceğin bir şey… ya da nasıl ifade ediyorsan herhangi bir şeyi…

Öyle şeyler olur ki en dürüst olduğumuz zaman bile karşımızdakine söyleyemeyiz, öyle anlar gelir ki bırak karşındakini, arkadaşı, dostu, aileyi, en yakınını kendine dahi tekrarlayamazsın… dolayısıyla da hiç kimse ve hiçbir şey onu bilemez senden öte… sadece insan ve suret değil, odanın, duvarın, çarşafın, masanın, mumların, kahve kupasının bilmesini istemezsin, anlamasını istemezsin… korkarsın… kendini o duygunun varlığına teslim edersin… işte o anda teslimiyet gelir aklına, duyguya teslimiyet…

Başka bir alternatifinin olmadığını düşünürsün… ama vardır… başka birine teslimiyet… zordur, ağırdır, genel geçer yargılar örer etrafını ve kötü, ezik, yapışık, saçma bir şey yapar teslimiyeti…

Kendi içinde ezilmek daha mı iyidir, bilemezsin… ta ki birine o kırılgan tarafını göstermeden… hiç denemediğin, tatmadığın bir şeydir çünkü… zaten en zor kısmı çok özel olması ve hiç yapmamış olmandır… bilinmeyenden korkarsın…

Söyleyemediklerindir… söyleyebildiklerin olur… söylemeseydim olur… iyi ki söyledim olur… her tür olur ve bir surete bürünür bütün o içindeki duygu, düşünce, ruh… bürünsündür zaten, gerçektir çünkü… gerçeği görmek bu anlamda güzeldir…

. . .

Kendimdekileri surete büründürmeme sebep olan değerli insana ithaf ediyorum bu yazıyı…

Renklendirene… Esra’ya…

Yazı kategorisi: Bilemedim | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

‘Bazen’ üzerine

Yazan: Mehmet Alper Senturk 11/11/2009

Yazılarıma şöyle bir baktım. Herşey var, birçok konu, birçok düşünce, beni anlatan birçok şey… Bir şey çok dikkatimi çekti o da bir kelime: ‘bazen’…

‘Bazen’ kelimesini çok kullanmışım yazılarımda… sonra neden olduğunu düşündüm ve buldum.

Çünkü hayatı oluşturandır ‘bazen’… ne yaparsan yap, ne yaşarsan yaşa hep bir olaylar, yerler, insanlar birikimi… ve işte bu birikimler hep ‘bazen’lerin birleşmesiyle oluşan şeyler…

Bazen oluyor herşey,

Herşey bazen oluyor,

Olanlar bazen herşey,

Herşey oluyor bazen…

bazen

Yazı kategorisi: Saçmalamalar | Etiketler: , | » yorum bırak;

Boş bir sayfa olur bazen dolduramazsın…

Yazan: Mehmet Alper Senturk 11/11/2009

bossayfaEvet, boş bir sayfa olur bazen, dolduramazsın… açıklaması yoktur, düşünceler, hisler çoktur ama bir türlü dolduramazsın çünkü hisler ve düşünceler kelimelerle uyuşup çıkmazlar çıkmaları gereken yerden. Çıkmaları gerekir mi o da bilinmez, ama istenir…

Hani zaman zaman, bazı bazı birşeyler olur ya da olmaz ama kendimizi boşlukta hissederiz ya. Birşey de olmadı ama nedir bu durgunluğum, bu mutsuzluğum dediğimiz anlar. İşte o anlarda özgüvenimiz düşer, konuşma, yazma, doldurma isteğimiz hevesimiz gider… öylesine gidiverir işte…

Birşey olmamış gibi gelse de, ya da birşey olmuş ama etkisinin bu şekil olmaması gerekirmiş gibiyse de hisler ve düşünceler aynı şeyi söylemez, söyleyemez… birşeyler var olduğunu söylerler…

Ne olduğunu da bilemezsin çoğu zaman, bilsen olmayacaktır belki de…

Bazen ne olduğunu bilirsin, birşey yapamazsın…

Bazen birşey yapabilirsin, ama olduramazsın…

Bazen oldurabilirsin…

Bazen de olduramazsın…

Olduramadığım yerdeyim… burda kalırmışcasına, bir süredir olduramadığım yerdeyim… elbet çıkarım, ama olduramadığımı oldurmuş olarak değil sanırım… olduramadıklarım hep içimde kalır… bir gün gün yüzüne çıkar, bilemediğim bir sebepten kötü hissettirir… bazen de bilirim…

Saçma ama boş bir sayfa oldu, bazen dolduramadım, ama şimdi doldu… oldu mu bilmem…

Yazı kategorisi: Saçmalamalar | Etiketler: , , , | » yorum bırak;

Rengarenk yaşamak…

Yazan: Mehmet Alper Senturk 17/10/2009

Rengarenk yaşamalıdır insan. Bazı renkleri daha ağırlıklı bulundurmalıdır elbet ama her renkte yaşamalıdır. Duyguları da aynı şekilde dalgalanmalıdır belki de, birkaç duyguyu baskın yaşasa bile her duyguyu tatmalıdır, kafi miktarda…

Laf yerindeyse gökkuşağı gibi olmalı…

Buaralar ben öyleyim…

gokkusagi

Yazı kategorisi: Hayat | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Bazen kaybolur insan…

Yazan: Mehmet Alper Senturk 29/09/2009

Bazen kaybolur insan,

Ne yöne, nereye, bir yere,

gidip gitmeyeceğini bilemez

Belki de gitmek istemez…

O zamanlar içindir virgüller,

O zamanlar içindir duraksamalar,

O zamanlar içindir düşünmeler…

Gidilecek yöndür belki de düşünmeler…

yer değil yöndür düşünmeler…

A.

Yazı kategorisi: Bilemedim | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Hayat kendini ifadeden ibarettir…

Yazan: Mehmet Alper Senturk 23/09/2009

Hayatta her şey insanın kendini ifadesidir. Uyurken, uyanıkken, otururken, okurken, tv izlerken, otobüs beklerken, hiçbir şeyi beklemezken vs… Nasıl oluyor diye sorarsanız eğer hemen şu anki durumunuzdan başlayalım. Üzerinizde olan kıyafetleri düşünün, kiminiz sade renkler, üzerinde yazı veya şekil olmayan tarzda, kiminizin üzerinde şekilli cicili bicili kıyafetler, bazılarınız resmi, bazılarınız çok gayrı resmi, bazılarınız biraz daha vücut hatlarını belli eden, bazılarınız belli etmeyen, bazılarınız rengârenk cıvıl cıvıl, bazılarınız soluk renkler. Nasıl bir insansanız, nasıl bir karaktere sahip ve dışarı vurmak istediğiniz, ya da istemediğiniz ama istemsizce vurduğunuz ne varsa içinizde onu giyiyorsunuz aslında. Ne giydiğiniz karakterinizle o kadar ilgilidir ki! Çünkü siz nasıl bir insan olmayı ifade etmek istiyorsanız öyle bir insansınız ve nasıl bir insansanız ona göre giyiniyorsunuz. Daha farklı ve canlı renkler giyinenler genelde daha çok konuşkan, konuşurkenki tonlamayı sürekli değiştiren, buna görece daha tek ve koyu

renkler tercih edenler ise daha az konuşan belki daha çok dinlemeyi tercih eden, gözlemci vs vs vs… Bunun gibi birçok şeyin birçok şekilde açıklaması var, daha doğrusu birçok şey bu şekilde oluyor ve bundan dolayı da bir yorumu var. Açıklama biraz farklı bir kapsam olabilir.

ifade

Kıyafetlerle ilgili var olan durum edindiğimiz arkadaşlarla, oturuş şeklimizle, bir insanı dinlerkenki vücut dilimizle, izlemeyi tercih ettiğimiz filmlerle, okumaktan hoşlandığımız kitaplarla, gezmeyi sevdiğimiz yerlerle de alakalı… yani aslında kendimizi nasıl ifade etmek istiyorsak o şekilde yaşıyoruz…

Bazen de hiç kendimizi ifade ettiğimiz gibi biri olmadığımızı fark ediyoruz… işte içimizde olanlara ters düştüğümüz zamanlardır onlar… göründüğümüz gibi olamadığımız ya da olduğumuz gibi görünemediğimiz zamanlar. Hayattan bir örnek, hiç dans edişini görünce çok şaşırdığınız biri oldu mu? Vücut hareketlerini dans ederken çok garipsediğiniz… dans ederken ortaya çıkan vücut dili kendini normalde ifade etmediği için çok şaşırıyoruz… dans ederken izlediğimiz karaktere normalde bildiğimiz kişi uymuyor. Kafamız karışıyor elbet bu durumda.

İşte hayat kendini ifadeden ibarettir diyorum ya, bütün bunlar birleşince anlamlı oluyor ne demek istediğim. Kendimizi ifade etmeye ihtiyacımız var ve hayatımızın her alanında, her türlü ve her şekilde bunu gerçekleştiriyoruz, bazen bilinçli ve isteyerek, bazen bilinçsiz istemeden. Ama yapıyoruz her türlü…

Bundan dolayıdır aslında insanların kendini nasıl ifade ettiğine ve kendinde neyi ifade ettiğine dikkat edenler “ilgili” olarak tanımlanır ve diğerleri ilgisiz… dinlemek ve görmek, gözlemlemek önemlidir bütün bunlardan dolayı. Bazen “ilgili” olmak için değil de karşımızdaki insana olduğu gibi değer verdiğimizi göstermek için (dikkat! Göstermek… yani bu da aslında bir kendini ifade) dikkat etmek lazım, dinlemek lazım, gözlemek lazım…

Etrafımızdaki insanlar önemli, varlığından ileri gelen bir öneme sahip her bir insan. Bu güzelliği ve önemi kaçırmamak lazım, daha değerli hale getirmek lazım.

Arada bir durup sadece böyle şeylere bakmak, farkında olmak lazım…

Yazı kategorisi: Hayat | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;